İsrail Başkonsolosluğu - İstanbul    
 
  Select Your Language:  
 
 
     
  Advanced search
  Search Tips
 
Home Page
 
Israel Missions
Homepage
 
Our bookmarks
 
Feedback
 
Ministry of Foreign
Affairs (English)
 
Ministry of Foreign
Affairs (Hebrew)

 
İstanbul - Home Page Add-Ons

Bayram Dolayısıyla Konsolosluğumuzun Kapalı Olduğu Günler

Bayram dolayısıyla konsolosluğumuz, 13-14 ve 20-21 Ekim 2011 tarihlerinde kapalı olacaktır.


Haftasonu İsrail’in Güneyine Yönelik Çok Sayıda Füze Saldırısı Gerçekleşti
22.08.2011
(Büyütmek için tıklayınız)

20 Ağustos 2011 Cumartesi sabahı Filistinliler tarafından İsrail’in Güneyine yönelik yoğun bir roket saldırısı gerçekleştirildi. İsrail’in Berşeva ve Aşkelon kentlerini hedef alan bu saldırılar Pazar günü de sürdü ve atılan bir roket bölgede bulunan bir okulun çatısını delerek binada tahribata yol açtı. Bölgede bulunan bir tarım çiftliği ise bütün gün boyunca roket ve havan saldırılarına maruz kaldı. 21 Ağustos Pazar günü akşam 21.00 sıralarında Hamas tarafından ilan edilen ateşkese rağmen, Pazar günü ve Pazartesi sabahı İsrail’in Güney bölgelerine füzeler düşmeye devam etti. Ateşkes ilanından sonra İsrail’e 12 roket isabet etti.  Haftasonu meydana gelen saldırılarda, İsrail tarafından üretilen ve Demir Kubbe olarak adlandırılan füze savunma sistemi 15′den fazla  füzeyi etkisiz hale getirmeyi başardı.  


İsrail’in Kuzeyi’nde Meydana Gelen Olayla İlgili Başbakan Netanyahu’nun Açıklaması
16.05.2011
(Büyütmek için tıklayınız)

Bugün (15 Mayıs 2011) Suriye İsrail sınırında binlerce kişi toplandı. Toplanan kalabalıktan bazıları, sınır tellerini aşarak İsrail tarafına geçti. Gazze ve Lübnan ile olan sınırlarımızda da benzer olaylar cereyan etti. İsrail Savunma Kuvvetleri’ne azami dikkat göstermelerini fakat sınır ihlallerini de durdurmalarını talimat verdim.

Sakinlik ve sessizliğin tekrardan tahsis edileceğini umuyoruz. Ancak sınırlarımızı ve eğemenliğimizi korumaya kararlıyız. Bu olayların İsrail’in kurluşunun anıldığı günde gerçekleşmesinin önemle belirtilmesi gerekiyor.

Bu şiddet dolu gösterilerin düzenleyicileri, mücadelelerinin 1967 sınırları adına olmadığını, ortadan kaldırılması gereken bir felaket olarak gördükleri İsrail Devleti’nin, bizatihi varlığını zayıflatmak adına olduğunu söylediler.

Gerçeğe kendi gözlerimizle şahit olup, kimlerle karşı karşıya olduğumuz görmemiz açısından bu yaşananlar önem arz etmektedir.

Metnin orijinalini İngilizce olarak okumak için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız.

Nakba_-_PM_Statement_-_ENG_-_160511


İtamar’a Yönelik Saldırı ve Filistinlilerin Yahudi Karşıtı Kışkırtmalarından Örnekler
14.03.2011
(Büyütmek için tıklayınız)

 

Cuma günü meydana gelen ve Batı Şeria’daki yerleşim birimlerinden biri olan İtamar’da yaşayan Fogel ailesinin, üçü çocuk olmak üzere beş bireyinin bıçaklanarak öldürülmesinin ardından Filistin toplumunda yaygın olarak görülen, Yahudi karşıtı kışkırtmaların birkez daha masaya yatırılması gerekmektedir.  İsrail karşıtı olarak başlayan ve daha sonra ivedilikle Yahudi karşıtlığına dönen bu kışkırtıcı mesajlar, Filistin Özerk Yönetimi nezdinde de kabul görmekte ve teşvik edilmektedir. İsrail ve Yahudi karşıtı mesajlar sürekli olarak resmi ve özel basın kuruluşlarında, cami hutbelerinde ve okul kitaplarında yer almaktadır. Teröristlere büyük saygı gösterilmekte ve teröristler Filistin gençliğine örnek olarak gösterilmektedir.  

 

Yakın Dönemde Meydana Gelen Kışkırtmalardan Örnekler

 

09.03.2011 Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ın danışmanlarından Sabri Saidam yapmış olduğu açıklamasında Filistinlilerin silahlarının İsrail’e yöneltilmesi gerektiğini söyledi. Saidam, 1978 yılında bir çok İsrailli’nin ölümüne sebep olan terör saldırısını gerçekleştiren, Dalal Mughrabi’nin isminin bir meydana verilmesini ve ölüm yıldönümünün her sene kutlanması gerektiğini de sözlerine ekledi.

 

06.03.2011 Filistin Özerk Yönetimi’nin resmi gazetesi Al Hayat Al Jadida, yayınlanış olduğu bir haberde, Ramallah’da bir gençlik kulübünün intihar bombacısı Wafa İdris adına bir futbol turnuvası düzenleyeceğini duyurdu.

 

09.02.2011 Filistin Özerk Yönetimi resmi televizyonu, kadınların örnek davranışlarını yayınladığı programında Dalal Mughrabi’ye övgüler yağdırdı. 2010 yılının yaz aylarında çocuklar için faaliyet gösteren bir çok yaz kampına Dalal Mughrabi’nin ismi verildi.

 

24.01.2011 Cenin Valisi, iki İsrail askerini havaya uçurmak için bir bombayı ateşlemeye çalışırken öldürülen Khaldoun Samoudi’nin ailesine 2000 dolar ödül verdi.

 

30.12.2010 Resmi yayın organı niteliğindeki Al Hayat gazetesi, İsrail’in Üçüncü Tapınağı yapmak için El Aksa’yı yıkacağı yalan haberini yayınladı.

 

Son dönemlerde meydana gelen İsrail ve Yahudi karşıtı kışkırtmaların tam listesi için lütfen tıklayınız.

İtamar saldırısı hakkındaki kısa bilgi için lütfen tıklayınız.


Aşdod ve Ber Şeva’ya Yönelik Roket Saldırıları
23.03.2011
(Büyütmek için tıklayınız)

Geçtiğimiz haftasonu, Gazze’den İsrail’e yönelik 50 havan bombası saldırsı gerçekleşmesinin ardından, 22 Mart 2011 Salı günü, İsrail’in en kalabalık şehirlerinden biri olan Aşdod’a yönelik bir Grad füzesi saldırısı gerçekleşti. Şans eseri boş alana düşen roket, mal ve can kaybına yol açmadı. Ancak bugün(23 Mart 2011) İsrail’in bir diğer kalabalık şehirlerinden biri olan Ber Şeva’ya yönelik bir saldırı daha gerçekleşti. Grad tipi bir füze ile Gazze’den gerçekleştirilen bu saldırı sonucu 56 yaşındaki bir İsrailli yaralanırken, üç İsrailli de şoka girdi. Şehirde bazı binalar zarar görürken, saldırının sorumluluğunu İslami Cihad üstlendi.

 

İsrail’in güneyine yönelik bu saldırılar sonrasında dün, İsrail Savunma Kuvvetleri Gazze’ye yönelik bir operasyon düzenledi.  İsrail’e ateş açılan füze ramplarının bulunduğu yerlerin hedef alındığı operasyonda, teröristlerin yanında Filistinli sivil halkdan da bazı kişiler hayatlarını kaybetti. İsrail Savunma Kuvvetleri ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu yaptıkları açıklamalarda, sivillerin can kayıplarından dolayı duydukları üzüntüyü dile getirdiler. Yapılan açıklamalarda Hamas’ın kasıtlı olarak Filistinli sivillerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde faaliyet göstermesine ve kendi halkını canlı kalkan olarak kullanmasına dikkat çekildi.

 

Başbakan Benyamin Netanyahu’nun açıklaması için lütfen tıklayınız.

 

İsrail Savunma Kuvvetleri’nin açıklaması için lütfen tıklayınız.


Başbakan Netanyahu’nun Kudüs’te Meydana Gelen Terör Saldırısıyla İlgili Açıklaması
24.03.2011
(Büyütmek için tıklayınız)

Bu akşam Devlet Başkanı Medvedev ve Başbakan Putin ile görüşmek üzere Rusya’ya gideceğim. Onlarla, barış süreci ve İsrail’in güvenliğiyle alakalı bir dizi ikili ve bölgesel konuyu ilgilendiren görüşmeler yapacağım. Ayrılmadan önce, Savunma Bakanı Ehud Barak, Bakan Matan Vilnai, Genel Kurmay Başkanı Benny Gantz, ISA Direktörü Yuval Diskin ve diğer yetkililerle görüşmelerim oldu. Hükümeti kurduğumuz tarihten bu yana, temeli, İsrail vatandaşlarına zarar vermeye yönelik saldırılara kuvvetli bir şekilde cevap vermek ve teröre karşı sistemli bir şekilde önleyici tedbirler almak olan, bir güvenlik politikası oluşturduk. Bu politika iki sene boyunca sakinliğin ve güvenliğin hakim olmasını sağladı ve bütün İsrailliler bu sakinlikten istifade edip sokaklarda korkmadan yürüyebildi. Gerçek şudur ki, güneyde yaşayan vatandaşlarımız da kuzeydekiler gibi normal hayatlarına döndüler. Fakat son günlerde bazı unsurlar bu sakinliği bozmaya çalışıyor. Bizim ve halkımızın dayanıklılığını ve kararlılığını sınamaya çalışıyorlar. Görecekler ki, İsrail Hükümeti, Ordusu ve Halkı, devletlerini ve vatandaşlarını korumak adına çelik gibi bir iradeye sahip. Biz, geçtiğimiz iki sene zarfında elde edilen sakinlik ve güvenlik ortamını sürdürebilmek adına kuvvetli, sorumlu ve basiretli davranacağız.     

 

 


İsrail'e Yönelik Saldırılar
01.02.2011
(Büyütmek için tıklayınız)

31 Ocak 2011 Pazartesi günü Gazze'den fırlatılan GRAD tipi iki roket İsrail'e isabet etti. İsrail'in güney şehirlerinden Ofakim ve Netivot'a isabet eden GRAD roketler haricinde, aynı gün bir de Kassam füzesi İsrail'e isabet etti. Bu saldırılar sonucunda dört kişi şoka girerken, bir yol ve bu yolda park etmiş bir araba zarar gördü. Ofakim şehrinde, bu saldırılara maruz kalanlar, yüksek sesli bir patlama duyduklarını ve çok korktuklarını belirttiler.

 

Devam (ynetnews.com)


Hizbullah’ın Güney Lübnan’daki 1000 Askeri Tesisi
01.04.2011
(Büyütmek için tıklayınız)

İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü tarafından yapılan açıklama:

 

Hizbullah terör örgütü, Güney Lübnan’daki 270 köyde 1000 kadar tesise sahiptir. Suriye tarafından finanse edilen ve silah temin edilen örgüt sürekli cephane elde edip güçlenmektedir. Bu silahlar Tel Aviv gibi İsrail nüfusunun yoğun olarak yaşadığı merkezlere ulaşabilmektedir.

İsrail Savunma Kuvvetleri’nin elde ettiği bilgilere göre, Hizbullah 2006 yılındaki İkinci Lübnan Savaşı’ndan bu yana, Lübnan’ın güney bölgelerinde 550 sığınak yapmış ve çeştili silahlar elde etmiştir. Buna ek olarak örgüt 300 tane yer altı tesisi kurmuş ve aralarında roket, füze ve diğer silahların da bulunduğu bir çok silahı barındırabilecek 100 cephanelik inşaa etmiştir.

 

Bu terör merkezlerinin bir çoğu evlerin, hastanelerin ve okulların yakınlarında yer almaktadır. Hizbullah bu şekilde Lübnanlı sivillerden canlı kalkan olarak faydalanmak istemektedir. İsrail Savunma Kuvvetleri Kuzey Komutanı, İkinci Lübnan Savaşı’nın sona ermesinden bu yana Hizbullah’ın militan sayısının iki katına çıktığını belirtmektedir.

 

Bugün Hizbullah’ın cephaneliğinde 40.000′den fazla roket olduğu tahmin edilmektedir. Hizbullah’ın İsrail’e günde 500-600 füze gönderebilme kapasitesi bulunmaktadır. Örgütün silahlarını depoladığı sivillerin yaşadığı ana merkezlerden biri Güney Lübnan’daki Al Khiyam köyüdür. Burada farklı çeşitlerdeki yüzlerce havan ve roket depolanmıştır. İsrail Savunma Kuvvetleri’yle çarpışmaya hazır özel birliklerinde aralarında bulunduğu 100 Hizbullah militanı bu köyde faaliyet göstermektedir.

 

Dolayısıyla, Hizbullah Lübnan’daki güçler dengesini bozup, Güney Lübnan’da 2006 Savaşı’ndan hemen önceki dönemdekine benzer, tam kapasiteli askeri faaliyetine geri dönmüştür. Hizbullah’ın askeri faaliyeti Güney Lübnan’dan kaynaklanmakta ve Suriye ve İran tarafından finanse edilmektedir. Tüm bu faaliyetler 2006 yılındaki İkinci Lübnan Savaşı’nın sonunda kabul edilen BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 no’lu kararına aykırıdır.

 

Kaynak: İngilizce Orijinal Metin İçin Lütfen Tıklayınız.


İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in El Fetih-Hamas Barışı İçin Yorumu
29.04.2011
(Büyütmek için tıklayınız)

İsrail Cumhurbaşkanı basına vermiş olduğu mülakatlarda Hamas El Fetih barışı için İsrail Filistin halkının barış için birleştiğini görmek istemektedir dedi. Peres sözlerine şu şekilde devam etti, "bu anlaşma bir birleşme değil, bir ayrılma. Hamas bir terör örgütü. Bu anlaşmaya göre, Hamas İsrail'in yok olmasını ön gören kuruluş bildirgesini değiştirmek zorunda değil, sarı okul otobüsünü hedefl aldığı gibi, Hamas bize füze atmaya devam edebilir. Hamas İran'ın bir kolu durumunda. Hamas, İran ve Hizbullah savaş için bir birleşmeden yanayken, Sayın Abbas barış için bir birleşmeden yanadır."

 

Peres Mahmud Abbas'a yönelik çağrısında ise, Filistin Liderliğindeki dostlarına, barış için birleşmeleri gerektiğini, tavizler vermemelerini ve yıkım ve nefreti meşrulaştıran bölünmelere izin vermemelerini söyledi. Peres İsrail'in iki devletli çözümden yana olduğunun da altını çizdi.

 


Hafta Sonu İsrail’in Güneyine 50 Havan Bombası İsabet Etti
21.01.2011
(Büyütmek için tıklayınız)

19 Mart 2011 Cumartesi günü, Gazze’den İsrail’in Güney bölgelerine yönelik 50 adet havan bombası saldırısı gerçekleşti. Saldırılar sonucunda iki İsrailli yaralandı ve bölgede bulunan Soroka Hastanesi’ne yatırıldı. Saldırıları Hamas’ın askeri kanadı üstlendi. Saldırının ardından İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, diplomatlara talimat vererek Birleşmiş Milletler’de konunun gündeme getirilmesini istedi.

 

Havan bombalarının büyük bölümü şans eseri açık araziye isabet ederken, bir bölümü bölgedeki bir binaya isabet ederek, binanın büyük ölçüde zarar görmesine yol açtı. Bölgede bulunan Kibutz’da sorumlu olan Eyal Brandais, yaralanan iki kişinin olay sırasında sığnacak bir yer arayan evli bir çift olduğunu söyledi. Evli çiftin, bölge halkının cep telefonlarına yollanan talimatları takip ederek, bir binaya sığındıkları ve bu sırada camı kapatamadan önce bir şarapnel parçasının içeriye sıçrayıp çifti yaraladığı belirtildi. Brandais, havan bombalarının bölgeye isabet etmesine alışık olduklarını ancak bu hafta sonu olduğu gibi bu sayıda ve yoğunlukta bombanın alışılmışın dışında olduğunu ve bu saldırıyı az sayıda yaralıyla atlattıkları için şanslı olduklarını belirtti.

 

Önizleme